Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

KÜRTLERDEN ORTAK DEKLARASYON
"Kürdistan’da adalet, özgürlük, statü ve onurlu barışa ulaşmak için Kürdistan Konferansı’nın olabilecek en kısa zamanda gerçekleştirilmesi amacıyla çabalarımız hızlanarak devam edecektir."


Diyarbakır’da Aziz Mahmut Ak, Cabbar Leygara, Fethi Gümüş, Hasan Dağtekin, Nadir Yektaş, Osman Baydemir ve Şah İsmail Bedirhanoğlu’nun çağrıcısı olduğu ve Kürdistani pek çok parti, oluşum, inanç grubunun yer aldığı “Kolektif Akılla Birlik” toplantısı 12 saatlik görüşmeden sonra bugün Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde sonuç deklarasyonunu açıkladı.

Dicle Fırat Grubu’ndan Muhyettin Batmanlı, TDŞK’den Halim İpek, ÖSP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı Hasan Dağtekin, DTK Eş Genel Başkanları Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, KADEP Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Baksi, Kürt aydını Selahattin Çoban’ın katıldığı toplantıda BDP Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana açıklamayı Kürtçe yaptı.

Kürdistan’da yaşayan tüm halklar, görüş, inanç, siyaset ve şahsiyetlerin Kürdistan halkının zenginliği olduğu ifade edilen deklerasyonda, farklı fikirlere sahip siyasi parti, grup, oluşum ve şahsiyetlerin varlığının birlik önünde engel değil tersine çoğulcu demokratik toplumsal yapının bir gereği olduğu ifade edildi. Temsilcilerden oluşan heyetin ulusal birlik ve ulusal birlik mekanizmasını oluşturmak için çalışmaya başlayacağı bildirilen deklarasyonda Kürtlere statü ve anadilde eğitim içeren 4 maddelik talebin yeni Anayasaya işlenmesi için milyonlarca imza toplanacağı duyuruldu.

KÜRT SORUNU, SİYASİ STATÜ VERİLMEDEN ÇÖZÜLMEZ

Bir kopyası ANF’ye ulaşan deklarasyon şöyle:

“Kürdistani siyaset yürüten pek çok siyasi parti, oluşum ve şahsiyetler olarak 9 Mart 2012’de Diyarbakır’da düzenlediğimiz “Ortak Akılla Birlik” toplantısında; Ortadoğu’da Kürtleri bekleyen riskler ve avantajlar, birlikte mücadelenin temel ilkeleri, yeni Anayasa, Kürtler ve ulusal konferans konularının istişare edildiği ve istişareler sonrasında mutabakatla hazırladığımız ortak duruş deklarasyonunu kamuoyu ile paylaşmayı tarihi bir görev olarak görüyoruz.

Her şeyden önce ifade etmek isteriz ki Kürt ulusal sorunu, Kürtlerin halk olmaktan kaynaklı haklarını kullanamaması sorunudur. Kürdistan coğrafyasında son 90 yıldır hakim olan tüm iktidarlar bugünkü iktidar da dahil olmak üzere Kürtleri bir halk olarak görmemiş ve henüz görmemektedir. Bizler açısından Kürt ve Kürdistan sorunu, Kürdistan coğrafyasında Kürtlere idari-siyasi statü verilmeden çözülemez. Adalet, özgürlük, birlikte yaşam ve onurlu barış ancak bu talebin gerçekleşmesiyle mümkün olacaktır.

KÜRTLERİN TÜM HAKLARI TANINMADAN KALICI BARIŞ OLMAZ

Dünyadaki değişmeye paralel olarak Ortadoğu’da meydana gelen gelişmeler baskı altındaki halklar açısından önemli fırsatlar ortaya çıkarmıştır. Güney Kürdistan parçası bu fırsatlardan ilk halkayı oluşturmaktadır. Tarihin geriye döndürülemez akışı içinde seyreden gelişmeler, dikta rejimlerinin, baskı rejimlerinin ret ve inkar politikalarının artık sonuç doğurmayacağını göstermektedir. Nüfusu 40 milyonu aşan kadim bir halkın siyasal statüden yoksun yaşamayı zorla ve baskı yoluyla dayatmak günümüz dünyasında artık mümkün değildir. Unutulmamalıdır ki, Kürtlerin tüm siyasal hakları tanınmadan başta Kürtleri baskı altında tutan devletlerde olmak üzere, Ortadoğu coğrafyasında kalıcı bir barış tesis edilemez.

Özellikle yanı başımızdaki Suriye’de meydana gelen gelişmeler Kürtler bakımından yeni olanakları içermektedir. Katılımcılar olarak, Suriye’de yaşayan Kürt halkının söz konusu olanakları ulusal demokratik gelişme yönünde başarılı bir biçimde sonuçlandırmasını Güney Batı Kürdistan’daki Kürt politik güçlerin ortak hareket etmesine bağlı olduğunu belirtir, Güney Batı Kürdistanlı güçlerin birlik çabalarını destekler, onların özgürlüğünü kendi özgürlüğümüz, onların acısını kendi acımız olarak gördüğümüzü tüm dünyaya deklere ederiz.

FARKLI GÖRÜŞ, İNANÇ VE SİYASET ZENGİNLİKTİR

Bu minvalde geleneksel Türk dış politikasının Kürt karşıtı politikalarının bir devamı olarak AKP hükümetinin Suriye Kürtlerinin statüye kavuşmasını önleyici bir politika geliştirmesi halinde bunu Kürtlere karşı düşmanlık olarak tanımladığımızı bilinmesini isteriz.

Kürdistan’da yaşayan tüm halklar görüş, inanç, siyaset ve şahsiyetler kadim Kürdistan halkının zenginliğidir. Farklı fikirlere sahip siyasi parti, grup, oluşum ve şahsiyetlerin varlığı birlik önünde engel değil, tam tersine çoğulcu demokratik toplumsal yapımızın bir gereği ve olmazsa olmazıdır.

Bu çerçevede; Kürdistan coğrafyasında siyaset yapan her siyasi parti, grup, oluşum, inanç ve şahsiyet, biri birinin varlığını tanıdığını, biri birine yönelik kullanacağı dil karşılıklı tanıma, saygı ve yapıcı eleştiri temelinde olmalıdır. Kürt halkının özgürlük, eşitlik ve demokrasi davasına zarar verecek tarzda biri birini karalayan, halkın moral değerlerini kıran bir dil ve üslup kim tarafından kullanılırsa kullanılsın tasvip edilmeyecektir.

CEZAEVİNDEKİ TÜM SİYASİ TUTSAKLAR SERBEST BIRAKILMALI

Kürdistan’da siyasi nedenlerden dolayı cezaevinde bulunan Kürt halkının hiçbir evladının cezaevinde çürümesine razı olmadığımızı, olmayacağımızı, cezaevinde siyasi nedenlerle tek bir Kürt kaldığı müddetçe kendimizi özgür görmeyeceğimizi deklere ederiz. Bu kapsamda Kürtlere dönük baskı ve tutuklama politikalarına karşı olduğumuzu ve ortak tutum alacağımızı ifade etmek isteriz.

Türkiye ve dünya kamuoyuna yüksek sesle ifade etmek isteriz ki, Kürt halkı eskisi gibi örgütsüz bir halk değildir. Kürtleri kendi aralarında çatıştırarak, zenginlik olan farklılıklarını kullanarak bölmeyi amaçlayan tüm çabalar beyhudedir.

ULUSAL BİRLİK ÇALIŞMALARI BAŞLAYACAK

Gerek yurt içinde gerek yurt dışında Kürt siyasi partilerimiz, grup, oluşum ve şahsiyet diplomasi yürütürken birliğe hizmet edecek tarzda bir dil ve tutum içinde olmalıdır.

En kısa zamanda siyasi partilerimizin, grup, oluşum ve inanç temsilcilerinden oluşacak bir heyet ulusal birlik ve ulusal birlik mekanizmalarını oluşturmak için çalışmaya başlayacaktır.

YENİ ANAYASA SÜRECİNDE ORTAK MÜCADELE BAŞLATILDI

Kürt halkının sevinçte, acıda ortaklığı aynı zamanda Kürt siyasetlerinin de sevinçte ve tasada ortaklığını gerektirmektedir. Birlik, teklik değildir. Ulusal ittifak farklı oluşum ve fikirlerin bir arada ortak paydalarda, ortak çaba göstermesidir. Bu minvalde yeni Anayasanın oluşum sürecinde ortak mücadele başlattığımızı ve 4 maddelik talebin Anayasaya işlenmesi için milyonlarca imza toplamayı hedeflediğimizi kamuoyuna duyururuz.

Kürdistan’da adalet, özgürlük, statü ve onurlu barışa ulaşmak için Kürdistan Konferansı’nın olabilecek en kısa zamanda gerçekleştirilmesi amacıyla çabalarımız hızlanarak devam edecektir.

Bu toplantı vesilesiyle Kürdistan davasında yaşamını yitiren ve halen bedel ödemeye devam eden tüm şahsiyet ve değerlerimizi saygıyla sahiplendiğimizi, halkımızın istikbali, barışı, ekonomik ve sosyal kalkınmasının birlikte mücadeleden geçtiğine olan inancımla halkımızın Newroz Bayramı’nı kutlar birliğe ve özgürlüğe vesile olmasını dileriz.

En derin saygılarımızı sunuyoruz.

1- Adem AVCIKIRAN, Aydın

2- Ahmet KAN, Dil Bilimci

3- Ahmet TÜRK, DTK Eş Başkanı

4- Altan TAN, Milletvekili

5- Aysel TUĞLUK, DTK Eş Başkanı

6- Aziz Mahmut AK, ÖSP Genel Başkan Yardımcısı

7- Bayram BOZYEL, HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı

8- Cebbar LEYGARA, DTK Daimi Meclis Üyesi

9- Ebubekir SAYDAM, Aydın

10- Ekrem BİLEK, Aydın

11- Fehim IŞIK, Aydın

12- Feridun ÇELİK, DTK Daimi Meclis Üyesi

13- Feridun YAZAR, Aydın

14- Fethi GÜMÜŞ, Aydın

15- Filiz BEDİRHANOĞLU, İş Kadını

16- Fuat ÖNEN, Aydın

17- Gafur TÜRKAY, Aydın

18- Gültan KIŞANAK, BDP Eş Genel Başkanı

19- Halim İPEK, TDŞK

20- Hasan DAĞTEKİN, HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı

21- İmam TAŞÇIER, TDŞK

22- İrfan AÇIKGÖZ, Akademisyen, Aydın

23- Kazım BUDAK, Aydın

24- Kemal PARLAK, Aydın

25- Leyla ZANA, Milletvekili

26- Lütfü BAKSİ, KADEP Genel Başkan Yardımcısı

27- M. Emin EREN, Aydın

28- Mehmet VURAL, Aydın

29- Meral Danış BEŞTAŞ, BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı

30- Muhyettin BATMANLI, Dicle Fırat Diyalog Grubu

31- Nadir YEKTAŞ, KADEP Genel Başkan Yardımcısı

32- Necdet İPEKYÜZ, Aydın

33- Nevin İL, İş Kadını

34- Osman BAYDEMİR, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı

35- Raif ÇİÇEK, Nibuhar Derneği

36- Ramazan MORAY, Çıra Kültür Derneği

37- Sabahattin KORKMAZ, Aydın

38- Sait AYDOĞMUŞ, Aydın

39- Sedat YURTTAŞ, Aydın

40- Selahattin ÇOBAN, Aydın

41- Selahattin DEMİRTAŞ, BDP Eş Genel Başkanı

42- Selim SADAK, Siirt Belediye Başkanı

43- Sertaç BUCAK, Aydın

44- Sıtkı ZİLAN, Aydın

45- Sinan ÇİFTYÜREK, ÖSP Genel Başkanı

46- Şah İsmail BEDİRHANOĞLU, GÜNSİAD Başkanı

47- Şemsettin KOÇ, Tabipler Odası Başkanı

48- Şerafettin ELÇİ, KADEP Genel Başkanı

49- Tülay ÖZDEMİR, DTK Daimi Meclis Üyesi

50- Ümit TEKTAŞ, HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı

51- Yakup GABRİEL, Aydın

ANF NEWS AGENCY

 

 

JI ÇAPEMENÎ Û RAYA GIŞTÎ RE

10-ê Adara 2012-an, Amed

Di civîna "Yekîtiya Neteweyi ya Bi Aqlê Muşterek", ya ku bi beşdariya gelek partî, rêxistin û grûbên me yên siyasî, sivîl û şexsiyetên navdar yên Kurdistanî, ku di roja 9-ê Adara 2012-an de li Amedê hate amadekirin de; “Di Rohilata Navîn de Rîsk û Derfetên li Pêşiya Kurda”, “Prensîbên bi Hev re Xebatê”, “ Li Tirkiyê Pirsa Makezagona nû” û “Konferansa Netewî” hatin îstişare kirin. Em bi vê deklarasyonê parvekirina helwesta hevbeş ya bi raya giştî re ku bi yekdengiyekî piştî îstişareyên dûr û dirêj hate amade kirin, wekî erkekî dîrokî dibînin.

Divê em berî her tiştî vê yekê bêjin ku pirsa netewî ya Kurd, her weha pirsa karanîna mafên netewî yên kolektif e. Desthilatdariya nuha jî tê de, desthilatdariyên vî not salên dawî yên ku li Kurdistanê hukum kirne û dikin, kurda wekî gelekî nasnekirine û hê jî nasnakin. Li gorî raya me, pirsa Kurd-Kurdistan, bêyî ku li erdnîgariya Kurdistanê statuya rêvebirî û siyasî ya kurda were naskirin, çareser nabe. Dadwerî, azadî, jiyana bi hevre û aştiya bi rûmet, tenê bi pêkanîna van daxwazan mumkun e.

Pêkanînên ku li Rojhilata Navîn derketine holê, her weha bi tevî guherînên li dinê tê dîtin ji bo gelên ku di bin nîrê zordestiyê de ne jî, derfetên girîng derxistiye pêş. Statuya ku li Başûrê Kurdistanê hatiye bi destxistin, xeleka yekemîn ya van derfetan e. Ew pêşveçûyînên dîrokî ku ne mumkun e carekî din bi paşve vegerin, bi me nîşan dide ku êdî polîtîkayên red û înkarê yên rejîmên zordar û dîktatorî, tu encaman nikarin bi destxin. Di roja îroyîn de miletekî qedîm ku nufûsa xwe di ser 40 mîlyonî de ye, bi darê zorê û bê tu sitatu bijî ne mümkün e. Divê neye ji bîrkirin ku heta hemû mafên siyasî, îdarî û hiqîqî yên gelê kurd neye naskirin, di serî de li wan dewletên ku kurda bi dara zorê girtine bin bandora xwe û li tevayî Rojhilata Navîn jî aştiyekî mayînde pêknaye.

Bi taybetî pêkhatinên li Suriyê, ango bûyerên ku li kêleka me pêktên, ji alî Kurdan de derfetên nû derdixe pêşberî me. Em wekî beşdarvanên vê civînê, carekî din eşkere dikin ku ji bo gelê Kurd, li Suriyê dijîn bikaribin van derfetan ji bo pêşvebirina netewî û demokratîk bi serfirazî bikarbînin, divê hêzên polîtîk yên Kurdên Başûrê Rojavayê Kurdistanê bi hevre tevbigerin. Bi vê yekê ve girêdayî em piştgiriya hewldana yekîtiyê ya hêzên Başûrê Rojavayê Kurdistanê dikin û her weha li hemû dinyayê jî radigîhinin ku azadiya wan azadiya me, êş û jana wan êş û jana me ye.

Em bi tu awayî polîtîkayên pêşîlêgirtina statuya kurdên Suriyê ya ku ji alî AKP-ê ve wekî berdewamiya kevneşopî ya polîtîkaya derve ya Tirka tê meşandin, qebûl nakin. Her weha em eşkere dikin ku em ê bi karanîna polîtîkayên bi vî rengî, wekî dijminahiya kurda binirxînin.

Hemû gelên li Kurdistanê dijîn, ray û ramanên cûda, bawerî û siyasetên ne wekî hev û kesayetiyên heyî, zengîniyên gelên qedîm yên Kurdistanê ne. Partiyên siyasî, kom û rêxistin û kesayetiyên ku ji alî ray û ramên xwe ve ji hev cûda ne, li pêşiya yekîtiyê ne asteng in. Em vana ji astengiyê wêdatir, zengîniyên civata xwe yên pirrengî û demokratîk dibînin û rêz û îhtitiramê lê digrin.

Bi vê dîtina xwe ve em carekî din dibêjin ku her partiyên siyasî, kom, rêxistin, bawerî û kesayetiyên ku li erdnîgariya Kurdistanê siyasetê dikin divê hebûna hevûdû nasbikin; zimanê ku li hember hev bikarbînin jî divê di çarçowa vê naskirinê de, bi rêzdarî û bi rexneyên çêker, were bikaranîn. Kîjan alî dibê bila bibe, heke li hember xebatên doza azadî, wekhevî û demokrasiya kurda zimanekî nebaş bikarbîne, an jî bi kiryar û gotinên xwe ve vîna gelê kurd bişkîne, ew ê neye qebûlkirin.

Em carekî din eşkere dikin ku li Kurdistanê heta yek kurdekî ji ber sedemên siyasî li zîndanan girtî bimînin, em ê nerazîbûna xwe bejin. Û her weha heta ku yek kurdek ji ber sedemên siyasî zindankirî bimîne, em ê jî xwe azad nehesibînin. Bi vê yekê ve girêdayî, em carekî din dibêjin ku em dijberî polîtîkayên girtin û zorlêkirina Kurda ne û ji niha pêve jî em ê li hember van polîtîkayên zordar bi hevre tevbigerin.

Em ji raya giştî ya Tirkiyê û dinê re bi dengekî bilind aşkere dibêjin ku gelê kurd êdî wekî berê ne bêrêxistin e. Ew polîtîkayên qirêj ku dixwazin kurda li hamberê hev rakin û bidin pevçûnê, an jî wan cûdahiyên ku zengîniya welatê me ye ji bo perçekirina kurda bikarbînin, bila bê zanîn ku polîtîkayên valene û tu carî wê bi sernekevin.

Di xebatên Kurda yên dîplomatîk de, çi li nav welat û çi jî li derveyî welat, divê tu partiyên me yên siyasî, kom, rêxistin û kesayetiyên me, dijî hev û yekîtiya Kurda nê nexebitin û her zimanê nerm yê biratiyê bikarbînin.

Di demekî herî kin de em ê heyetekî ku bi beşdariya partiyên me yên siyasî, kom, rêxistin û baweriyên li Kurdistanê yên cudareng pêktên ava bikin. Ev heyet wê ji bo amadekirina binsaziya mekanizma yekîtiya neteweyî û prensîbên wê yên esasî dest bi kar bike.

Şahî, êş û jana gelê kurd, divê her weha bibe şahî, êş û jana siyasetên kurd jî. Yekîtî, ne wekhevbûyîn e. Îttîfaka netewî ew e ku ray û raman û aliyên cûda bi hevre, di xalên muşterek de, bikaribin hewldanên hevbeş pêkbînin. Em bi vê hewldanê ve ji raya giştî re eşkere dikin ku di pêvajoya çêkirina destûra bingehîn ya nû de, me tekoşîneke muşterek ya bi hevre da destpêkirin û ji bo çar xalên ku daxwazên me yên esasî di destûra bingehîn de cîh bigre, em ê hewlbidin ku bi mîlyonan îmzayên piştgiriyê berhevbikin.

Ji bo dadwerî, azadî, statû û aştiyeke bi rûmet li Kurdistanê pêkwere, em ê di hewleke lezûbez de bin ku Konferansa Kurdistanê di zûtirîn dem de bicive.

Bi riya vê civînê em carekî din canfedayên di riya azadiya doza Kurdistanê de jiyana xwe ji dest dane, kesayetiyên bedêl dane û nuha jî bedêl didin, bi rêzdarî bibîrtînin, xwedîtî li cenabê wan û keda wan dikin. Her weha em dizanin ku pêşeroja gelê me, aştiyeke bi rûmet û pêşdeçûyîna aborî û civakî, girêdayî tekoşîna bi hevre ye. Em bi vê bîr û baweriyê Cejna Newrozê ya gelê xwe pîroz dikin û hêvî dikin ku Newroza îsal bibe Newroza yekîtî û azadiya gelê me.

Li gel rêz û silavan...

1- Adem AVCIKIRAN, Rewşenbîr

2- Ahmet KAN, Zimanzan

3- Ahmet TURK, Serokê Hevbeş ya Koma Civakên Demokratîk

4- Altan TAN, Parlementer

5- Aysel TUGLUK, Seroka Hevbeş ya Koma Civakên Demokratîk

6- Azîz Mahmut AK, Cîgirê Serokê Partiya Azadî û Sosyalîzmê

7- Bayram BOZYEL, Serokê Giştî ya Partiya Maf û Azadiyan

8- Cebbar LEYGARA, Endamê Meclîsa Daîmî ya Koma Civakên Demokratîk

9- Ebubekîr SAYDAM, Rewşenbîr

10- Ekrem BÎLEK, Rewşenbîr

11- Fehîm IŞIK, Rewşenbîr

12- Ferîdun ÇELÎK, Endamê Meclîsa Daîmî ya Koma Civakên Demokratîk

13- Ferîdun YAZAR, Rewşenbîr

14- Fethî GUMUŞ, Rewşenbîr

15- Fîlîz BEDÎRHANOGLU, Jina Karsaz

16- Fuat ONEN, Rewşenbîr

17- Gafur TURKAY, Rewşenbîr

18- Gultan KIŞANAK, Seroka Giştî ya Hevbeş ya Partiya Aştî û Demokrasiyê

19- Halîm ÎPEK, Tevgera Demokratên Şoreşger ya Kurdistan

20- Hasan DAGTEKÎN, Cîgirê Serokê Giştî ya Partiya Maf û Azadiyan

21- Îmam TAŞÇIER, Tevgera Demokratên Şoreşger ya Kurdistan

22- Îrfan AÇIKGOZ, Akademîsyen, Rewşenbîr

23- Kazim BUDAK, Rewşenbîr

24- Kemal PARLAK, Rewşenbîr

25- Leyla ZANA, Parlamenter

26- Lutfu BAKSÎ, Cîgirê Serokê Giştî ya Partiya Beşdarî ya Demokrasî

27- M. Emîn EREN, Rewşenbîr

28- Mehmet VURAL, Rewşenbîr

29- Meral Daniş BEŞTAŞ, Cîgirê Seroka Giştî ya Hevbeş ya Partiya Aştî û Demokrasiyê

30- Muhyettîn BATMANLI, Koma Diyalogê ya Dîcle û Firat

31- Nadîr YEKTAŞ, Cîgirê Serokê Giştî ya Partiya Beşdarî ya Demokrasî

32- Necdet ÎPEKYUZ, Rewşenbîr

33- Nevîn ÎL, Jina Karsaz

34- Osman BAYDEMÎR, Serokê Şaredariya Mezin ya Amedê

35- Raîf ÇÎÇEK, Komeleya Nûbîhar

36- Ramazan MORAY, Komeleya Çandî û Hunerî ya Çira

37- Sabahattîn KORKMAZ, Rewşenbîr

38- Saît AYDOGMUŞ, Rewşenbîr

39- Sedat YURTTAŞ, Rewşenbîr

40- Selahattîn ÇOBAN, Rewşenbîr

41- Selahattîn DEMÎRTAŞ, Serokê Giştî ya Hevbeş ya Partiya Aştî û Demokrasiyê

42- Selîm SADAK, Serokê Şaredara Sêrtê

43- Sertaç BUCAK, Rewşenbîr

44- Sitki ZÎLAN, Rewşenbîr

45- Sînan ÇÎFTYUREK, Serokê Giştî ya Partiya Azadî û Sosyalîzmê

46- Şah Îsmaîl BEDÎRHANOGLU, Serokê Komeleya Karsaz û Sanayîkarên Başûrê Rojhîlat

47- Şemsettîn KOÇ, Serokê Odaya Bijişkan

48- Şerafettîn ELÇÎ, Serokê Giştî ya Partiya Beşdarî ya Demokrasî

49- Tulay ÖZDEMÎR, Endama Meclîsa Daîmî ya Koma Civakên Demokratîk

50- Umît TEKTAŞ, Cîgirê Serokê Giştî ya Partiya Maf û Azadiyan

51- Yakup GABRÎEL, Rewşenbîr

 


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006