Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

ÖSP: KATLİAMIN SORUMLULARI CEZASIZ KALMAMALIDIR!
ÖSP

ÖSP olarak, katliamın sorumlularını ve buna yol açan zihniyeti nefretle kınıyor, başta hükümet ve Genelkurmay yetkilileri olmak üzere bu olayla ilgili olan tüm sorumluların derhal cezalandırılmasını istiyoruz.

 

BASINA VE KAMUOYUNA

KATLİAMIN SORUMLULARI CEZASIZ KALMAMALIDIR!

Halkımızın başı sağ olsun… Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Ortasu (Roboski) köyünde 35 insanımız Türk savaş uçaklarının bombardımanıyla katledildi. Oluş şekliyle 1943’te Van’ın Özalp ilçesinde 33 Kürt köylüsünün katledildiği “Muğlalı Olayı”nı hatırlatan açık katliamın ardından yapılan ve olayı basit bir savaş kazası gibi göstermeye yönelik hükümet açıklamaları, devletin Kürt halkına dönük asırlık yaklaşımının değişmediğini gözler önüne serdi. Dünden bugüne zihniyet aynı, yöntem aynı, sadece kullanılan araçlar farklılaştı.

Bu olay, Genelkurmay’ın ve hükümet yetkililerinin iddia ettiği gibi bir “kaza” değil, açık bir katliamdır. Genelkurmay herkesten daha iyi bilir ki, Kürt coğrafyasında yapay sınırların çekildiği bölgelerde sınır ticareti vardır. Sınırın her iki yakasında önemli bir nüfusun geçimini bu ticaretle sağladığını bölgedeki askeri yetkililer yakından bilmektedirler. Buna rağmen bu katliam yaşandıysa, “istihbarat, teknoloji kazası” denilip geçilemez. Bu katliam, ırkçı duyguların hâkim olduğu bir saldırının ürünüdür. Suriye, İran ve Irak üzerinden büyüyen bölgesel savaş riski nedeniyle söz konusu üçgenin insansızlaştırılması planının ilk adımlarıdır.

Son haftalarda hükümetin etkili isimlerinden gelen açıklamalar yeni bir ‘açılım’ beklentisi yaratmışken, Kürt halkı katliamla yüzleşti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “Kürtlerin tüm hakları verilecektir” açıklamasının ardından Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, “Yeni bir açılım paketi gelecek” diyerek paralel açıklamalar yaptı. Bu açıklamalar, sözde kalan önceki açılım pratiği nedeniyle kamuoyunda temkinli yaklaşımla karşılandı. Çünkü aynı Beşir Atalay kısa bir süre önce,”Sınır ötesi operasyonlar, KCK operasyonları, hepsi koordinasyon içinde tartışılmış, planlanmış ve yürütülmektedir” demişti.

Aynı tarihlerde İçişleri Bakanı Şahin ise, tam bir özel harekât şube müdürünün tutum ve davranışıyla, askeri darbe dönemini hatırlatan zehir zemberek açıklamalar yaptı. Basını, ressamı, şairi, yazarı, yani neredeyse hükümete eleştirel yaklaşan herkesi “terör” ile ilişkilendirerek hedef gösterdi. İçişleri Bakanı’na göre herkes “terör bahçesi”ni suluyordu, bu su kurutulmalıydı!

Son gelişmeler ve Uludere Katliamı, AKP Hükümeti’nin “demokrasi”, “açılım” vb. adımlar geliştirmek yerine, artan bölgesel savaş ihtimali gerekçesiyle içeride de güvenlik konseptini öne çıkaracağını gösteriyor. Uludere Katliamı, bir süredir yürürlükte olan yeni savaş konseptinin yarattığı iklimin bir sonucudur. 

Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP) olarak, katliamın sorumlularını ve buna yol açan zihniyeti nefretle kınıyor, başta hükümet ve Genelkurmay yetkilileri olmak üzere bu olayla ilgili olan tüm sorumluların derhal cezalandırılmasını istiyoruz.

ÖSP, halkımızı ve siyasal dinamiklerini günümüz siyasal ikliminde daha duyarlı olmaya çağırıyor!.. Bugün her zamankinden daha acil hale gelen ulusal demokratik birliği, “Türkiye’de Kürdistan Konferansı” perspektifi doğrultusunda geliştirerek kalıcılaştırmanın önemini bir kez daha vurguluyor!    30.12.2011

                                                               ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ(ÖSP)

 

 


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006