Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

Gümrükler sağlığa zararlı!/Hüseyin Habip TAŞKIN
Hüseyin Habip Taşkın

NEWROZ



 

İnsanın yaşamı bu kadar ucuz olmamalıdır. İnsanın yaşamı bir hiç olarak görülmemelidir. Ülkemizde yaşayan her insan kendi içinde yaşam adına umudunu hep canlı tutar. Fakat sistem bu canlı tutmanın önüne geçerek engeller. İnsanın yaşamı da kâbusa döner ve stres yüklü olarak yaşamını sürdürmeye çalışır.

Tüketici bir toplumuz, çarpıklıklar içinde her tarafa çarpa çarpa hep birlikte gidiyoruz. Çarpma sonucunda daha ağır darbeler alıp çıkmazlara giren birçok insan ne yapacağını bilemez durumda ortalıkta dolaşmaktadır. Vurdumduymaz yanımız ağır bassa da, sorunlar zincirleme olarak vurdumduymaz olan insanları da etkilemeye devam etmektedir. Olan olumsuzluklar karşısında sayıca çok olan insan topluluğu suspus olmuş ve bu suskunluk sayesinde psikolojik sorunlardan dolayı travma yaşarken intiharların ve çeşitli suç olaylarına ister istemez ya da dolaylı olarak katılmaktadır.

Sistemin işleyişini de oluşturan insanlardır. Sistemde insanların rahat yaşamasını, kültürünün daha iyi olmasını, sosyal yaşam alanlarının zengin olmasını, sağlığını, karnının doymasını ve diğer istemlerin karşılanması sistemi yöneten insanlar sayesinde sağlanır. Bu sistemin adı sosyalizm, kapitalizm, emperyalizm, oligarşi, krallık ve diğerleri olabilir. Burada insan faktörü en öne çıkar ve insanın insanlar üzerindeki etkisi de ortaya çıkmaktadır.

Bizim ülkemizde sorunlar hep aynı ve sorunu çözecek ciddi anlamda bir makam yoktur. Bir sorun karşısında hep klasikleşmiş cümleleri duyarız; “kontrolümüz altındadır”, “devletimiz gereken önlemi almıştır.” Yaşam alanlarımızı sistem içinde yönetenlerle, sermaye çevreleri belirlemektedir. Böylelikle sıradan ve gündelik hep beraber yaşıyoruz.

GDO’lu ürünler sorunu Türkiye’de güncelliğini hala korumaya devam etmektedir. Genetiği oynanmış tohumların gümrük kapılarından yol hanı gibi zararlı olduğu bilindiği halde geçişlerine yeşil ışık yakılmış durumdadır.

Her öğrenim yılında kokulu silgi, kalem ve benzeri kırtasiye malzemelerini almayın, kanseroloji etkisi taşımaktadır deniliyor. Bunu diyen de Milli Eğitim Bakanlığı ve diğer üst düzey yöneticilerdir. Bir başkadır benim ülkemi yöneten yetkililer. Halka zarar veriyorsa bu malların ülkemizde ne işi var? İnsan sağlığı umurlarında değil. Umurlarında olan öncelikli şey sermayenin kazancıdır.

GDO’lu ürünler sınır kapısından içeriye girdiği anda, duyarlı insanlar bu ürünlerin yurdumuza sokulmamasını, insan sağlığına zarar verdiğini basın aracılığıyla bizlere duyururken, uyarırken, devlet erkânı zararsız bir madde gibi algılayıp, geçişlerine izin vermeye devam ediyor.

GDO’lu ürünleri yiyoruz. Ev hayvanlarının yediği ürünler de GDO’lu olduğuna göre, biz canlılar kime güvenip garantili yiyecek alabiliriz? Güven ortamı kalmadı.

Kırtasiye mallarının hemen hemen hepsi uzak doğu ülkelerinden geliyor. Çin, Filipinler, Kore ve diğer ülkelerden… Bu ticari anlaşmaları yapan Türkiye’nin işadamlarıdır.

GDO ürünler ve kırtasiye malları gümrükten rahatça kontrolsüz geçiş yapıyorsa, sonradan bunlar zararlı deniliyorsa, ilk önce sistem kendisini sorgulamak zorundadır. Oysa sistem kendisini sorgulama yerine ikili oynamayı tercih ediyor. Bu da birçok insanın kafasını bulandırıyor. Bu bağlamda sermaye hep kazanıyor. Demek ki insan yaşamı bu kadar ucuz…


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006