Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

Karamsarlığa yer yok!/Hüseyin Habip Taşkın
Hüseyin Habip Taşkın

NEWROZ



 

Basının manşetlerinde, televizyon haberlerinde insanı sevindirecek herhangi bir olayla karşılaşamıyoruz. Sorunlar çözülmediği gibi dallanarak, budaklanarak çoğalmaktadır. AKP iktidarı her işimizin yolunda gittiğini basın ve kamuoyunun bilgisine sunarken, bunalımları hepimiz yaşıyoruz.

Evde, sokakta, işyerinde ve yaşamın her alanında zincirleme olarak yaşadığımız her olay ya da duyduğumuz her olay psikolojik olarak toplumu yani bizlerin yaşantısını ister istemez etkilemektedir.

Bana ne desek de benim sorunum değil desek de bu ülkede rengârenk insanlarla, onların kültürleriyle, dilleriyle yaşadığımıza göre yaşamın her alanında hepimiz aynı havayı alıp soluyoruz. Sorunlar bizim ortak sorunumuzdur. Fakat sistemin işleyişinden kaynaklı olduğu için, paraya dayalı bir anlayışın insan ilişkilerinde sömürü ve talanı getirdiği için, ilk önce insanın sosyal hakları ne yazık ki ilk sırayı almamaktadır.

Sorunumuz her alanda o kadar çok ki yazmakla, çizmekle bitmez. Ülkemizde artık insani ilişkilerin yerine öfke ve kinin aldığını görmekteyiz. Birbirimizi uyarırken bile nasıl davranacağımızı bilemez hale, birbirimizin gırtlağını sıkar duruma geldik. Dünden bugüne kadar gelen iktidarların hep sermaye cephesini koruduğu ve eşitsiz gelir dağılımını birebir uygularken yoksulların, ezilenlerin arasında ekonomik, kültürel, sosyal alanlarda uçurumun açıldığını gördük. Bu durumun yarattığı sorunlar altında hepimizin kaldığını gördük/görmekteyiz.

Hem kendimizi, hem de yaşadığımız toplumu sorgulamak zorundayız. Ülkemizin içinde insanca yaşanabilir bir sistem yaratabiliriz. O da biz emekçilerin, ezilenlerin istemesiyle, hareketlenmesiyle olur.

Kadına karşı şiddet ve katliam durmak bilmiyor. Her gün yeni bir katliam haberini duyarken bu hale nasıl geldik sorusunu hiç kendimize sorduk mu? AKP hükümeti kadına karşı şiddeti ve katliamları aileden sorumlu bakanlık ile ‘çözmeye’ çalışıyor. Yeni yaptırımlar adına bir dizi kanun maddesi çıkartıyor. Oysa kanun maddesi yerine erkek egemen toplumun kafa yapısı değişmesi gerekmiyor mu? Bu değişim de ancak binlerce yıl önceden günümüze gelen bu yoz düşüncenin yerine kadın-erkek eşitliğini, paylaşımını ve birlikte hareket etmenin yollarını birlikte bularak ya da yaratarak olur.

Adli olaylarda büyük artışların yaşandığı bir dönemde çözüm üretmek yerine AKP hükümeti geçmişte ki iktidar partilerinin yaptığı gibi bolca cezaevi açmakta. Böylelikle insanların ıslah edileceğini savunmaktadır. Çözüm insanların cezaevinde tutulması değildir. Suç oranlarının en aşağıya çekilip, yok edilerek kişilerin topluma kazandırılmasıdır. Bolca cezaevi açmak demek o ülkenin ekonomisi, kültürü, sosyal yaşantısı ve diğerlerinin iyiye gitmemesi anlamına gelirken ve ülkenin yönetiminin de bulunanların halkına güvenmemesi anlamına gelir.

Sorunlar bu sistem yapısıyla ve kadrolarıyla çözülemez. Ülkemizde her gün kadın katliamı yaşanırken, bir dizi önlemler iktidar partisince alınmaya çalışılsa da bu sistemle kadına şiddet ve katliam durdurulamaz.

Ülkemizde insanların bencilleşmesi, birbirine güvensizliği, sorunlara uzak durması ve kendisini sorgulayamamasının birçok nedeni vardır. Ama bunları aşacak olanda işçi sınıfının emekçileridir, yoksullar ve ezilenlerdir. Kurtuluş bizlerin elindedir. Şimdi ki sistem de karanlık tablolar önümüzde olsa da karamsarlığa düşmememiz gerekiyor. Geleceğimizden, umudumuzdan, birlikte aydınlığa çıkacağımızdan hiç kuşkum, kuşkumuz yoktur.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006