Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

Özgürlük çığlığını duyar gibiyiz/ Röportaj: Abdullah DERELİ
Abudullah DERELİ

NEWROZ

SURİYE’Lİ KÜRT MUHALİF İBRAHİM YUSUF: Suriyeli gençlerin rejime karşı devrim mücadelesinde onlarla omuz omuzayız. Zira devrim hareketini zaferle taçlandıracak bu kahramanların asli dinamik olduğunu unutmuyoruz.

 

 

 

Şair ve yazar olarak tanınan İbrahim Yusuf değişim hareketinin güven duyduğu bir unsur ve hem Ulusal Meclis’te hem de Suriye Ulusal Cemiyeti’nde üye olması nedeniyle mevcut iktidarın hedefi durumunda. Giderek derinleşen ve geniş alanlara yayılan rejim-muhalefet çatışmasının iç savaşa doğru yol alması, Beşşar’ı dini etnik iktidarını kurtarma derdine düşürmüş durumda. Her ne hikmetse muhalefet mevzi kazandıkça ve uluslar arası desteği arttıkça daha önceleri adı, sanı duyulmayan yeni partiler türemeye başladı. İsyancıların organize olma sürecine eş zamanlı olarak sahaya çıkmaya başlayan bu oluşumlar Beşşar’ın yeni siyasi entrikalar peşinde olduğunun göstergesidir. Suriye’deki bu durum üzerine Suriyeli Kürt şair, yazar muhalif İbrahim Yusuf ile kısa bir söyleşi yaptık. İlgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz.

6 ayı aşan bu sürecin ardından Suriye devrim hareketini nasıl değerlendiriyorsun?

Ayaklanma tarihi olan 15 Mart’ı esas alacak olursak -aslında intifada deneyimi 12 Mayıs 2004- bugün dönüp baktığımızda küçümsenmeyecek oranda kazanımlardan söz edebiliriz. Sistemin tarihsel ve taktiksel olarak önümüze koyduğu duvarların birçoğunu yıktık. Yıldırıcı kontrol noktalarının iptal edilmesi, sınırlarda döşenen mayınların sökülmesi, işlenemeyen birçok arazinin tarıma açılması ve daha önemlisi Kürt insanına dair onur kırıcı bakış açısının değişmesi, negatif değerlerin, kimi argümanların lügatten çıkarılması vs. Kısacası artık Kürtler Suriyeli diğer halkların sahip olduğu statü ve kategoriye sahiptirler. İstibdat (zorbalık) dönemlerindeki ulusal birlik şiarı yerine halkların birliği sloganını terk etmiş yaşasın Suriye Halklarının Birliği tekerlemesi şu anda sokaklarda en çok duyulan cümledir.

İntifada sürecindeki kazanımlarınızdan söz eder misiniz?

Şüphesiz sözü edilecek kazanımlarımız var. Yukarıda Kürtlere ilişkin belirttiğim olumlu yönde değişen tablo tarihsel mağduriyet ve gerçeği yansıtmayan sıfatlandırmalar şimdilerde yok. Bu, diğerleriyle kardeşleşme sürecinin pozitif unsurudur. Benim her iki mecliste yer almam önemli olduğu gibi toplumsal dengeler anlamında da bir veri. Peki, bu ne demek? Bu Suriye’deki siyasal dengelerin dayatması, öte yandan fedakar arkadaşlarımın, emekçi dostlarımın devrim mücadelesinde göğüslerini siper etmiş; fikirleriyle, kalemleriyle savaşmış yoldaşlarımın rüyalarımızı gerçeğe dönüştürme gayreti, azimli ve kararlı mücadeleleri sonucudur sözü edilen kazanımlar.

Kaldı ki bizler yalnız değiliz. Suriyeli gençlerin on binlerle ifade edilecek sayılarıyla rejime karşı devrim mücadelesinde omuz omuzayız. Zira devrim hareketini zaferle taçlandıracak bu kahramanların asli dinamik olduğunu unutmuyoruz.

Her iki meclise üye olman için Kürt sorunu eksenli ön koşulun oldu mu?

Ne biz ne de diğerleri Kürt sorununa ilişkin ön koşul da bulunmadık. Zaten uğruna mücadele ettiğim ütopyam benden önce platformun gündemine oturmuş, gündemin başat konusu olmuştur. Bu da sevindirici bir şey.

Kürt ve diğer Suriye halklarına ne söylemek istersiniz?

Kuşkusuz, Kürtleri, Arapları hepimizi ortak bir paydada bir araya getiren temel sorun mevcut rejimi yıkma hedefidir. Katil, zorba, insanlık dışı uygulamalarıyla nam salmış Beşşar rejimine karşı dayanışma halinde olmak zorundayız. Baskıcı, kitleleri tahrik edici, muhalefetin asli unsuru gençleri terörize edici yeteneğiyle bilinen özel birimler toplumsal tansiyonu yüksek tutma konusunda mahirler. Buna karşın ve özellikle gençlerin yaşı itibariyle yaşam – devrim bağlamını heyecanlı bir şekilde uygulanması zayiatın artmasına vesile olmuyor değil. O nedenle, tecrübeli kitleler önderliği ustaca gerçekleştirmeli.

Özgür, militer karakterinden arınmış, Suriye’yi yeniden inşa etmek, çoğulcu, demokratik bir sistem kurmak, Kürdüyle, Arabıyla güzel bir Suriye bizi bekliyor. İşte böylesi bir Suriye’de Kürt insanı atalarından miras kalan topraklar üzerinde özgür, bağımsız ve güven içinde bir yaşam sürdürebilir. O zaman büyük vatanla halkı cisimleşerek yeni siyasi bir iklim yaratmış oluruz. Bu hepimizin arzuladığı bir gelecek.

Suriye medyası için ne diyeceksiniz?

Suriye resmi medyası iki önemli cephede odaklaşmış durumda. Birincisi, hakikatleri karartma, olup bitenleri ve özel yöntemlerle iktidarın gerçek yüzünü gizlemekle meşgul. İkincisi, İntifada’yla ilgili yıpratıcı, yıkıcı, gerçeğe uzak haberler yayma, gerçek yurtsever aydınları karalamayı vazife olarak telakki ediyor.

Ordunun halka karşı vahşi baskınlarını ters yüz ederek, ‘ordu halka şefkatle yaklaşıyor’ yalanları öne çıkarıyor. Oysa ordu asli görevinden uzak, rejim muhalifi güçleri katletmek, işkencelerden geçirmek ve provokasyonlarla meşgul.

Son dönemlerde genelde Suriye aydınları, özelde Kürt aydınları avsatında devrim hareketine ilişkin tutumlarında bir değişim gözlemleniyor. Ne dersiniz?

1- Bizim Kürt yazar, gazeteci ve edebiyatçımızın olaylara bakışı değişim ve devrim hareketine yaklaşımı kabul edilebilir bir durum. Bunların altını çizerken hiç kimseyi kayırmıyorum. Ama şunun altını da çizmek gerekiyor ki tekil anlamda da olsa rejim yanlısı aydınlar grubunda Kürt aydınlarda yok değil. Buna rağmen aynı unsurlar sıcak çatışmaların olduğu kimi alanlarda ve özellikle Kürdistan coğrafyasına yönelik saldırılara karşı tutumları değişiyor. Yani mesele ülke ve ulus çıkarı söz konusu olduğunda başka bir ifadeyle bıçak kemiğe dayandığında en pasif aydınımız Nurettin Zaza ve Osman Sabrilerin yarattığı mücadele geleneğini hatırlar ve o geleneğe rücu ederler. Dolayısıyla sokak mücadelesi kızıştıkça olaylara tek gözle bakan aydınlarımız iki gözle bakmak zorunda kalır. Ki, kalemini de daha bir cesaretle kullanır, devrimin rüzgarını teneffüs eder. Ötesi var; Kürt aydını Kürt-Arap arası tarihten kalma sorunları unutmalı-kardeşleşmeli.

2- Ortak noktada buluşmak için, ortak kültürel projeler üretilmeli. Hasetsen Kürt aydını kendi kültürü temelinde proje üretmeden diğer kültürlerle istikrarlı ve organik bağlayıcı oluşumlarla istişarelerde bulunmalı.

3- Kürt aydınıyla diğer Suriyeli aydınlar ulusal platformda buluşmalı ve rejimin ördüğü engelleri aşmalıdır. Görüş ve analizlerde farklılıklar tezahür edilebilir ama bunlar sıcak çatışmaların hüküm sürdüğü sokaklarda çözülür.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Umutluyum! Ufuktaki veriler rejimin çöküşünü müjdeliyor. Özgürlük çığlığını duyar gibiyiz.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006