Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

SÜRGÜN MEYVEYE DURDU-5/Röportaj: Nihal Doğanay
NEWROZ

Brader Muziki: Kürt müziği çok zengindir. Birçok bildiğimiz renkleri içinde barındırmasına rağmen, tek sesli olmuştur. Dengbejlik ve govendir en belirgin rengi. Aslında Kürt müziği isyankardır. Hep isyan etmiş.

 

Kürt müziğine ve sanatına önemli katkılar sunan bir sanatçı olarak Birader’i kendisinden dinleyelim. Bize ve Newroz okuyucularına kendinizi tanıtır mısınız?

İnsan kendisini biraz zor anlatır. Ben 1958 yılında Mardin’in Musika (Avcılar) köyünde sonbaharın sonlarında fakir bir aileye misafir gelmişim. Babam dengbej idi. Kışın Köylüler toplanırdı babam onlara destan okur masal anlatırdı. Böyle bir ortamda büyüdüm. Annemin de güzel ninnilerinin etkisi olacak ki küçük yaşta müziğe gönül vermişim. Daha ilkokula başlamadan köye gelen çerçiden ayağımda ki ayakkabı karşılığında kamıştan bir flüt almışım. Gönül işi işte. Sonraları babamın stranlarını ezberlemeye çalışmışım ve babamın bastonunu saz niyetine kullanıp müzik icra etmeye başlamışım. Herkes gülerdi bana ama babam çok sevinirdi. İlkokul son sınıfta abime bir saz aldırtıp yaz tatilinde kendi kendime sazı çözdüm ve okulda artık gecelerde sahneye çıkıyordum. Kürtçe stranlar yanında artık Türkçe türkülerde ezberliyor ve okuyordum. 1976’da Van Sağlık Koleji’nde iken kasete okuduğum Kürtçe Türkçe stranlardan dolayı cezaevine atıldım. Cezaevinden çıktıktan sonra okuldan bir yıl uzaklaştırıldım. Bu saz ve sözler madem bu kadar önemliymiş ben de daha çok çalışmalıyım kanaatine vardım ve cezaevinde ilk bestemi yaptım. Lolo ben Kürdoğluyum ben bir delikanlıyım üstelik devrimciyim faşistlerin düşmanıyım. 2. MC dönemi okulumuzdan ben ve seçkin 16 arkadaş Çankırı’ya sürüldük. 1980’de okul hayatım bitti. Bir kaç yıl metropollerde gizlendim en sonunda Avrupa’ya kaçtım. Sonra ailemi de yanıma getirdim. Evli ve 6 çocuk babasıyım. 18 yıl ülkeme dönemedim. 2004 yılında yolum açıldı ve ilk defa İstanbul’da Newroz’a katıldım. Ve ilk solo konserimi Mardin’de verdim. Şimdiye kadar 50’ye yakın konser verdim ülkemin değişik yerlerinde. 11 albüm ve bir 45’lik yaptım. Bazen Hollanda sinema filmlerinde rol alırım. Millitano, Lo dilo, Rengvano, Cemereyne, Harunemin, Sewdasızamın, Pepule, Kelazulme, Sitemkar, Sondamirne ve Şehidek Benavim, başlıca unutulmayan eserlerimdir. 2007-2008 yıllarında Hollanda ve Belçika’nın 150’ye yakın yerlerinde namus cinayetleri adlı bir drama da hem rol aldım hem de canlı müzik icra ettim. Bunu takiben Newyork, Amman ve İstanbul’da da bu “İşman” adlı oyunu sahneledik. Oyunu tanınmış Hollandalı sanatçı Adelheid yazıp sahnelemişti. Oyunu Garajistanbul’da oynadık. Boş zamanlarımda resim yapıyorum ve yazıyorum.

Kürt müziğine Kürt tarihidir diyebilir miyiz? Neden?

Kürdistan’ın yerlileri olan Kürtler yıllarca talana sömürüye asimilasyona ve yasaklara maruz kalmış bir halktır. Bundan dolayı tarihlerini, aşklarını, edebiyatlarını sözlü olarak bugüne kadar taşıdılar. Bunuda müzik yolu ve dengbejlerin fedakarlığı ile başardılar. Her bir stran bir hikayedir, hatta bir romandır. Bir tarihtir. Edebi bir eserdir. Ayrıca dildir. Kürt müziği olmasaydı dengbej ve annelerimiz olmasaydı çoktan asimile olmuştu Kürtler. Kürt müziği sadece tarih değil Kürtlerin her şeyidir. Bütün bir sosyal yaşamı görebiliyorsun Kürt müziğinde.

Kürt müziğinin dünya müzikleri arasındaki yeri nedir?

Kürt müziği yukarıda saydığım olumsuz şartlardan dolayı işlenmemiş ve dünyaya duyurulamamıştır. Çok zengin ezgi ve ritimlerine rağmen hala kendi içindedir. Kendi çalar kendi söyler durumdadır. Bazı istisnalar var ama yetersizdir.


Geleneksel Kürt müziği ile modern Kürt müziği arasında ki benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?

Geleneksel Kürt müziği içinde çok şey barındırmış, tarih edebiyat ve dili korumuş ve bugüne getirebilmiştir. Modern Kürt müziği bu fonksiyonu oynayamıyor. Ama protest anlamda geleneksel müzikten ayrılıyor. Modern müzik gerek ritimleriyle gerekse kullandığı zengin enstrümantal ve sesler ile geleneksel müziğimizden ayrılıyor. Farklı bir yerdedir. Elbette ki ne kadar modern olursa olsun içinde geleneksel müzik motiflerini taşıyor. Bu da benzerlik arz eder. Zaten bence modern müziğimiz geleneksel müziğimizden kopmamalıdır. Koptuğu zaman başka bir şey olur. Her modern müzik yapan sanatçımız, geleneksel müzik çeşmesinden bol bol gıdasını almalıdır.

Bireysel veya toplumsal yaratı anlamında karakteristik bir renk oluşturan ve bir toplumun iç dünyasının melodilerle dışa vurumu olarak algılarsak müziği, Kürt müziğinin rengi nedir?

Kürt müziği çok zengindir. Birçok bildiğimiz renkleri içinde barındırmasına rağmen, tek sesli olmuştur. Dengbejlik ve govendir en belirgin rengi. Aslında Kürt müziği isyankardır. Hep isyan etmiş. Son zamanlarda bu isyankarlığı protest tarzında daha modern olarak ortaya çıkmış ve Kürt halkının da duygularına tercüman olmuş. Her stran bir manifesto, siyasi mesaj olmuş. Siyasetin giremediği yerlere Kürt stranları girebilmiştir.

Bireysel ve toplumsal düzeyde sanatçının sanata karşı sorumluluğu nedir?


Sanat bir bireysel eylemdir. Ama halka ulaşınca toplumsal eyleme dönüşür. Sanatçı bunun bilincinde olduğu zaman hem kendisine hem topluma ve hem de sanatına saygısı artar bu kapitalist düzende. Notaların ses ile değil para ile değer kazandığı ortamda bu saygıyı yakalamak her babayiğidin harcı değildir.

Kürt müziğinin gelişim evreleri açısından dünü bugünü ve yarınını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürt müziği evrensel ve sanat değeri açısından dün bugünden daha iyiydi bence. Dün dengbej olan dengbej olabilirdi. Bugün bir stran ile TV ve klip sayesinde dengbej oluyorsun. Kavram karmaşası ve insanın egosu sanatı amaç değil araç haline getirmiştir. Korkarım yarını bugünden de kötü olur. Bunu kurtarmak sadece sanatçıya düşmez. Toplumun da büyük görevleri vardır. Seçme şansını iyi değerlendirdiği zaman, sanatın yozlaşmasını engelliyebilir. Teknoloji ve medya iyi niyetle kullanılmazsa çok kötü olur. Bugün parası olan sanatçı olabiliyor. Televizyonlarda boy gösterebiliyor. Albüm ve klip yapabiliyor. Ve kendisini halka sanatçı olarak takdim edebiliyor. Ama sanatı olup parası olamayan çok sanatçı köşelerde sürünüyor. Korkarım yarın parası olanda sanatçı olamaz. Bu sefer televizyonu olan sanatçı olabilecek.

Sanat siyaset ilişkisinde sanatçının konumu nedir?

Sanat her zaman devrimci bir eylemdir. Bu benim görüşüm. Hele Kürtler için eğer Kürt diliyle müzik yapıyorsan zaten devrimcisin. Sistemin gözünde zindanı ve her türlü kötü yaptırımı hak ediyorsun demektir. Ama sanatı siyaset yapmadan veya sanatın siyasetini doğru yapmak lazım. Stranları slogan ile donatmamak lazım. İçinde güzel sözler içeriği dolu ve melodisi çakma değil sağlam olmalıdır. Kürt sanatçısı hiçbir zaman siyasetten kopmaz kopmamalıdır ama sanatını yaparken siyaset ve sanat arasındaki teraziden şaşmaması gerek.

Tapınım içerikli müzikler son 30 yılda daha yoğunlaştı. Bu olayın dünyada ki siyasal konjonktürle ilişkisi var mıdır?

Evet vardır. Ama bundan ziyade popülizm ve egoizmin etkisi de vardır. Bazılar ağza göre şerbet yaparlar. Piyasaya göre sanat yapıyorlar. Hangi tür müzik piyasada tutuluyorsa onu yapıyorlar. Ve bakıyorsun herkes başlıyor aynı şeyi yapmaya. Rekabet haline dönüşüyor sanat. Meta oluyor pazarda. Kim en çok kendisini pazarlayıp satabiliyorsa o sanatçı oluyor yani. Bu da başka bir yozlaşmadır sanat açısından. Elbette dinin müziği olacak. Ben tasavvuf müziğini çok severim. Biz kaside deriz. Çok sever ve icra edebiliyorum. Bu bir sevda bir aşk bir isyan stranı kadar önemlidir toplumda. Ama yaparken kaygı ve menfaat olarak yapılırsa hem sanata hem inançlara saygısızlık olur.

Kürt müziğinin karakteristiği halk müziği ise, modern ve post modern müzik yaptıklarının iddiasında olan kimi Kürt sanatçılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Elbette ki biz de dünyanın üzerindeyiz ve etkileşim olacak. Bizde de her türlü müzik akımları olacak ve olmalıdır. Ama rengini ve özünü kaybetmemek için diyorum ki kendi zengin müziğimizi iyice araştırmamız gerek. Ben kendimi ve jenerasyonumu geleneksel ve modern müzik arasında bir köprü gibi görüyorum. Biz geleneksel müziğimizden bu günlere geldik ve ayağımız hala yerdedir. Yani biz bir köprüyüz aslında. Yeni nesillerin bu köprüyü iyi kullanmaları lazım. Yoksa karşıya geçemezler. Kendi müziğini tanımayan sanatçı ne kadar modern olabilir bilemiyorum. Herhangi bir sanat dalında öne çıkmak gerekirse dünyadaki dahileri incelemek lazım. Ama Kürt müziğinde ilerlemek gerekiyorsa başta Evdale Zeynike’yi tanımak lazım. Reşo, Şakiro, Seroye Biro’dan Mehmet Arif’e kadar araştırıp dinlemek lazım. Sonra dünyaya açılmak lazım. İşte o zaman daha sağlam basarlar yere.

Verdiğiniz bu bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ediyorum. Newroz Gazetesi çalışanlarına ve okuyucularına başarılar diliyorum. Saygılar.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006