Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

Pepük Kuşu/ Turabi Saltık
Turabi SALTIK

NEWROZ



 

Vadide tarlaların arasında akan ırmak Külüng'ün deresinden gelen suyla ileride dar yakada birleşiyordu. Dağlardan sürüklenerek gelen ve düzlükte biriken millerin arasında boy vermiş gezik,(1) muri (2) ve saa talik (3) ağaçları vardı. Yol ip gibi uzuyordu önünde. Sahip olamayacağı düşlere dalmıştı. Özlemini çektiği düşlerinden kurtulunca, birden bire yağmura hazırlanan kara bulutlar gibi kabardı yüreği. Katırı hızlı hızlı sürdü. Peynirleri yetiştirmeye çalışıyordu. Yürümekten bitkin düşmüş yorulmuştu, sırtını kavuran güneş ışınları ve uykusuzluk göz kapaklarını düşürmüştü. Qollik dağum’u (4) geçti Peyig’in deresine girdiğinde Xane'nin çeşmesinde bayırlardan aşağı su akıyordu. Birkaç avuç su içti, öyle devam etti yola. Artık kafasında hayalleri bile istediği gibi gitmiyordu. Delik taşın deresinden yukarı yamaçlarda bir Pepük kuşu ötüyordu. Uzaktan gelen sese kulak verdi:

Pepo, keko! / Pepo kardeşim!

Kam kişt? / Kim öldürdü?

Mı kişt! / Ben öldürdüm!

Kam şüt? / Kim yıkadı?

Mı şüt! / Ben yıkadım.

Pepük durmadan ötüyordu. Hüzünlü sesi yamaçlarda yankılanıyordu. Dersim dağlarında Pepük kuşunu kimse görememişti henüz. İnsanlara yanaşmadan uzaklarda ötüyor sesini öyle duyuruyordu. Yaptıklarından utanıyordu Pepük. Pardi, kafasını çevirdi sesin geldiği yamaçlara baktı. Pepük’ü görebilir miyim diye etrafını inceledi. Göremedi onu.

Derler ki:

Bir üvey anne vardı. İyi bir anne olmamıştı çocuklarına. Döver söver aşağılardı. Onları bir bahar günü kenger toplamaya gönderdi. Çocuklardan büyük olan kız, küçüğü erkekti. Erkek elinde külbe (5) ile topraktan kengerleri çıkartıyor, kız makasla temizleyip kardeşine geri veriyordu. O da sırtındaki türük'e (6) dolduruyordu. Dağları dolaşmış kenger toplamışlardı. Gün akşam olmuştu. Eve dönmek istiyorlardı. Köye yaklaşınca oradan geçen suyun kıyısında kengerleri yıkayıp temizlemek istediler. Ablası erkek kardeşine:

"Boşalt şuraya! Ne kadar kengerimiz oldu?"

Erkek kardeşi türük'ü açtı, içine baktıklarında hiç kenger yoktu. Öfkelendi ablası:

"Sen kengerlerin hepsini yemişsin! Eve döndüğümüzde üvey annemize ne diyeceğiz?"

"Ben yemedim abla!"

“Yalan söylüyorsun.”

İnanmadı kardeşinin söylediğine:

"Madem bana inanmıyorsun, öyle ise vur karnıma aç kenger var mı bak?"

Ablası üvey annesinin korkusundan öfkeyle makası erkek kardeşinin karnına sapladı, baktı ki hiç kenger yok. Kardeşi kanlar içerisinde yerde yatarken kız türük’i kaldırıp tekrar içerisine baktı, altının delik olduğunu gördü. Anladı ki delik türük’ten dökülmüştü kengerler yürürken. Yaralı kardeşi gözlerinin önünde öldü. Kardeşini o öldürmüştü, cesedini yıkamış ve oraya gömmüştü. Ağlamış, sızlamış kardeş acısına dayanmamıştı… Bir yakarıda, bir istekte bulunmuştu:

"Ya Xızır! Beni bir kuş yap, dağ taş dolaşayım, kardeşimin acısına yanayım! Haykırarak O’nu öldürdüğümü saklamadan insanlara söyleyeyim."

Temiz yürekli kızın yakarısı kabul gördü. Birden bire bir kuş oldu, dağlara doğru uçtu! Hiç kimseye görünmek istemiyordu. Her kenger mevsimi kardeşinin acısını dile getiriyordu. Pepo'yu öldürmüştü.

Pardi, acılı sesiyle öten Pepük'e bir kez daha kulak verdi.

"Pepo, keko!

Kam kişt?

Mı kişt!

Kam şüt?

Mı şüt! “

Ses uzaktan geliyordu. Pepük acıyla haykırarak ötüyordu. Pardi’nin kafasındaki dağınık hayalleri iç içe karışmıştı. Birbirinden kopuk düşüncelerle dört saattir yol alıyordu.

***

1-Gezik: Yaprakları ve dalları süpürge yapımında kullanılan bir tür ağaç.

2-Muri: Armut

3-Saa talik: yabani, acı elma.

4-Qollik dağum: Bodur çitlembik ağacı.

5 -Külbe: Çapa

6-Türük: Yünden yapılmış sırt çantası, torba.

 


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006