Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

Alevilikte - Kızılbaşlıkta Meydan (Cem evi)/ Turabi Saltık
Turabi SALTIK

NEWROZ



Meydan cem evinin en eski adıdır. Meydan leylidir. Yani cemler gece yapılır. Alevi Kızılbaş ibadeti meydanda (cem evinde) gerçekleşir. Cemler akşam yapılır. Gündüz yapılmaz. Aleviler gündüz işinde gücündedirler. Çiftinde çubuğundadırlar. Onun için Meydan leylidir. Talip cemlerde eğitilir, tüm taliplerin sorgusu cemlerde yapılır. Meydan insanın kalbidir. İnsanın kalbi insanın kıblesidir. Meydanda ikrar verilir, ‘Yol’ için ikrar alınır. Meydanda gulbang okunur. Meydan cem erenlerin, can gözü görenlerindir.

Alevilikte Kızılbaşlıkta temel öğretim işlevi 4 Kapı 40 Makamla gerçekleşir. 4 Kapı 40 Makam Alevi Kızılbaş toplumunun “kâmil insan yaratma” projesidir. Alevilikte, Kızılbaşlıkta bu proje bir eğitimle olur. Cemlerde, cem evlerinde, cem meydanında öğretilir. Ceme katılmak isteyen ikrar verip yola giren canlar Alevi erkânına katılırlar. ‘Alevi Yol’u ve kuralları Alevi erkânında öğretilir. ‘Yol’a girenler önce kurban keserler. Kurban hizmeti cem evinde (meydanda) yerine getirilerek uygulanır. ‘Yol’a giren, erkâna giren canın kurban kesme eylemi bir simgedir. Aslında ‘Yol’a kurban olan taliptir. Yani dünyada ki ‘yola giren’ yolcudur. ‘Yol’a girmek dünya işlerinden el etek çekmek, kendi iradesini Hakk’ın iradesine teslim etmek anlamındadır. Talip, kendi iradesiyle ‘yol’a girerken Mürşit rızasıyla meydana girer. Meydana giren talip, can, akılla, fikirle birleşir. Akıl Mürşit’tir. Aslında burada zahiri anlamda mürşit öğretmendir. Ama esas akıl öğretmendir. Talip meydana, ceme, erkâna girmekle burada esasen kurban ettiği kestiği o kurban değildir, esas kurban olan ‘Yol’a giren taliptir, candır. O ikrar verip dost ‘yol’una girmiştir. İkrarından artık dönmek olmaz. Dost ‘yol’una girmekle, Alevi toplumsal kurallarının bütünü olan erkâna girmekle başlar ‘yol’a can vermeye. Burada kurban: Canını öz canını ‘Yol’a sızdıran taliptir. Talip bütün varlığını, benliğini dost ‘yol’una adamıştır. Dostundan gelen her türlü mükâfata da cezaya da razıdır. Artık o rızalık getirmiş, ikrar vermiş ‘Yol’a girmiştir, kendisine ikrarı sorulmuştur: “Gelme gelme, dönme dönme, gelenin canı, dönenin malı. Bu yol kıldan ince, kılıçtan keskindir. Ateşten gömlektir giyeceksin, demirden leblebidir yiyeceksin” bu meydanda nice canlar verilmiştir. ‘Yol’cu, ‘yol’a giren talip, can: “Eyvallah!” diyerek böylece Mürşit’i tarafından Alevi erkânına, ‘Yol’una kabul edilir. Bu erkâna, ‘yol’a giren canın, talibin Mürşit’inden beklentisi vardır: İlim, bilim öğrenmek! “Bilimle gidilmeyen ‘yol’un sonu karanlıktır” denilmişti bu yüzden. Bu bilim bir talibin, bir canın kendisine ikrar verdiği Mürşit’i tarafından öğretilecek Alevi Kızılbaş kurallarının toplumsal erkânı, ‘yol’udur. Talip bu ‘yol’da nefsini çürütür. İşte Alevilikte Meydana girmek böyle başlar. ‘Yol’a girenlerden ikrar alınır. Alevilikte Kızılbaşlıkta bir talip ‘yol’a girdiğinde Mürşidi ona:

Ey talip! Ezelden bu güne gelinceye kadar, Hakk’ın yasak ettiği şeylere el sürdünse, cümleden arı duru olman için, ellerin bil.

Ey talip! Gençliğinden bu güne kadar, kokladığın kötü kokular varsa giderilmesi için burnun bil.

Ey talip! Gençliğinden bu güne kadar yüz kızartıcı suç işlediysen yüzün bil.

Ey talip! Bu güne kadar kol saldığın yasaklardan temizlenmek için kolların bil.

Ey talip! Baş abanın en değerlisidir, akıl fikir baştadır, baş bilir anlayıcıdır. Bu güne kadar akılsızlık yaptıysan başın bil.

Ey talip! Ezelden bu güne ayaklarınla Hakk’ın men ettiği yere ayakbastıysan ayakların bil.

Ey talip! Maksat bedeninle bilmeden işlediğin günahlardan arınman içindir bunlar. Allah eyvallah hu dost denilir talibe ‘Yol’ kefeni giydirilir. Kefene sarılan talip, batini olarak ölmüştür. Erkânı yapılan talip ikrarı alınıp kâmil insan ‘yol’una girerken yeniden dirilmiş “Arifler Kavmine” katılmıştır. Ardından talibe Mürşit öğütlerde bulunur: “Yalan söyleme, haram yeme, zina işleme. Elinle koymadığını alma. Gözünle görmediğini söyleme. Hakk ikrarını sabit, kadim eyleye. İkrarında dönersen yüzün kara olsun.”

Daha sonra Yola girip ikrar veren talibin boynuna tığ bendi takılır. Meydana alınır. Sembolük olarak şeriat kurulunun ( hukuk kurulunun) önüne getirilir. ‘Yol’a giren talip guruba: “Hu hukuk (şeriat) kurulu erenleri!” Oradaki gurup: “‘Hu Hakk ‘Yol’cusu’” der.

Üç adım atar, bu defa da talip Yol kurulunun önüne getirilir: “Hu tarikat ( yol) erenleri.”

Yeniden üç adım daha atar oradan da Marifet Kurulunun önüne getirilir: “Hu Marifet erenleri!” diye onları da selamlar. Son olarak üç adım daha atar. Böylece talip sembolük olarak “Yol”a girer. 4 Kapı 40 Makamdan geçmiş sayılır. Pirin karşısına getirilir tığ bendi çözülür. Pir sağ elini talibin iki omzunun arasına kor:

“Ey talip! Girme, girme, dönme dönme, eline, beline, diline sahip ol! Mürşidin Muhammed rehberin Ali” der.

Kefeni çıkarılır. Böylece talip sembolük olarak yeniden dirilir. Bu erkân ‘Yol’a giren bir talibin ilk ikrar verdiği erkândır. Asıl erkân ise musahibiyle yapılan erkândır.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006