Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

KOMÜNİZM NÜKLEER ENERJİYE KARŞI MIDIR?/Hasan Şahingöz
Hasan Şahingöz

NEWROZ



 

Yeryüzündeki tüm birey ve halkların gereksinimlerinin karşılanabilmesi için üretim üretim içinse enerji şarttır. Enerji olmadan üretim, üretim olmadan da gereksinimlerin karşılanabilmesi mümkün değildir.

İstisnasız bir şekilde, yeryüzündeki tüm birey ve halkların gereksinimlerini mümkün olan en iyi şekilde karşılamak iddiasında bulunduğuna göre, elbette ki komünizm, hiçbir enerji kaynağına ilgisiz, duyarsız kalamaz.

Gereksinimlerin karşılanması ile enerji kaynakları arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğundan, komünizm enerji kaynakları sorununu insanlığın çözülmesi, garanti altına alınması gereken temel sorunlarından biri olarak görür. Doğal olarak daha baştan, yeterince düşünüp taşınmadan, “nükleer enerjiye karşı olmak” gibi bir konuma sürüklenemez.

Ancak, enerji gereksinimi karşılamak, enerji gereksinimine köklü çözüm bulmak uğruna, insan hayatını, doğadaki yaşam ve dengeleri tehlikeye atacak, çevreye büyük, geri dönülmez zararlar verecek enerji türlerinin kullanılmasından yana da değildir. Asla da olamaz. Çünkü gereksinimleri karşılamak, enerji sorununu çözmek uğruna, insan hayatını, doğadaki yaşam ve dengeleri tehlikeye atmak, yalnızca büyük bir çelişki değil, aynı zamanda büyük bir bilinçsizlik, büyük bir aptallık örneğidir de.

Elbette ki insan aptal değildir. Fakat bireylerin, ailelerin insanlığı değil de insanlık içinde yalnızca kendilerini kurtarma, diğer birey ve halkları alt ederek kendi yaşamlarının/ gereksinimlerinin karşılanmasını garanti altına alma çabası, daha fazla zenginleşme uğruna mücadele ve rekabet; maalesef çevre kirliliği, küresel ısınma, ozon tabakasının delinmesi, nükleer santrallerde radyasyon sızıntısı ve patlamalar gibi insan hayatını, doğadaki yaşam ve dengeleri yıkıma uğratan aptalca sonuçlar doğurmaktadır.

Peki, insan hayatını, doğadaki yaşam ve dengeleri hiçbir şekilde tehdit edemeyecek hale getirilmeden, nükleer enerjiden yararlanılmaya kalkışılmasının nedeni nedir? Yeryüzündeki tüm insanların, halkların gereksinimlerinin mümkün olan en iyi şekilde karşılanması mı? Elbette ki hayır! Kimi ülke ve şirketlerin kendi aralarındaki rekabet; birbirlerine üstünlük kurma, birbirlerini alt etme çabası; en ucuza, en fazla mal üretimini gerçekleştirip pazarları kapma, zenginliklerine zenginlik katma hırsıdır. Bu hırstır ki 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılmasına neden olmuştur. Bu hırstır ki Çernobil nükleer santralinin zayıf güvenlik sistemine sahip reaktörlerinde deney yapılmasına ve çalışanların ihmallerine yol açmış, bu deney ve ihmal sonucunda meydana gelen patlama yüzyılın felaketine dönüşmüştür.

Nükleer enerji, insan hayatı, insanın geleceği açısından çok önemli, çok değerli bir keşiftir. Fakat, bu enerjinin henüz gezegenimizdeki yaşamı, insan hayatını ve geleceğini tehdit edemeyecek bir güvenlik sistemi içine sokulmadan kullanılmaya, hele hele hoyratça sömürülmeye çalışılması elbette ki kabul edilemez.

Ki, nükleer enerjinin, yüzde yüz garantili bir güvenlik çemberi içine alınmadan kullanılmaması gerekliliği, insanlığın enerjisiz kalacağı anlamına da gelmiyor. Zira insanlık, insan hayatını, doğadaki yaşam ve dengeleri tehlikeye atmayacak güneş, rüzgar, su gibi yenilenebilir doğal enerji kaynaklarına fazlası ile sahiptir. Komünist toplumsal yaşamın tercihi bu tür enerji kaynaklarından yana olacaktır.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006