Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

Komünist toplumda sanatçıların konumu ve sanatsal üretim/Hasan Şahingöz
Hasan Şahingöz

NEWROZ



 

Sanat, duygu ve düşüncelerin, güzelliği önemseyen, yaratıcı, etkin bir anlatım biçimidir. Sanatçılar, sanat ürünleri ile bizlerin duygu ve düşüncelerini harekete geçirir, duygu ve düşünce dünyamızı zenginleştirir, bizlere farklı bakış açıları sunarlar. Yaşamlarımıza, etkinlik ve ilişkilerimize ayna tutar, kendi gerçekliğimizi doğrudan ya da dolaylı, farklı pencerelerden görmemizi sağlarlar. Bizleri güzellik duygusuna eriştirir, zevk ve mutluluk tattırırlar. Yararlı, haz verici, hoş zamanlar geçirmemize önemli katkı sunarlar. Dolayısıyla da farklı ama tamamen insani gereksinimlerimizi karşılarlar.

Ne var ki her şey gibi sanatçılar ve onların eserleri de birer ticaret nesnesine, bir mala dönüştüğü için, sanatçılara ve sanat eserlerine erişmek, sanat ürünlerinden yararlanmakta parası/mülkü olanların bir ayrıcalığı haline gelmiştir. Mülkiyet, insanlarla sanat eserleri arasına da girmiş, aç ve yoksulları sanatsal etkinlik ve sanatsal eserlerden koparmıştır. Milyarlarca aç ve yoksul insan için, sinemaya ve tiyatroya gitmek bile bir lüks haline getirilmiştir.

Dahası geçim derdi, aç-açıkta kalmamak için çalışma zorunluluğu, sanatçıları da sanatlarından, çalışmalarından koparmış; sanatlarını yapmak için gerekli zamanı, mekanı araç ve gereçleri bulamaz hale getirmiştir. Böylelikle sanat yapmak da sanatçıların büyük çoğunluğu için bir lüks, erişilmez bir etkinlik haline dönüşmüştür.

Mülkiyetin, mülkiyet ilişkileri ve savaşlarının ortaya çıkardığı, haksızlıkları, eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri; baskı, işkence ve zulmü gizlemek isteyen büyük mülk, iktidar sahiplerinin; sanatsal çalışma ve etkinlikte bulunabilen az sayıdaki sanatçıyı baskı altına alması, onları cezalandırması, işkencelerden geçirip hapislere atması, baskının yanı sıra, tehditlerini de üzerlerinden eksik etmemesi nedeni ile sanatın özgürce gelişip serpilememesi ise işin kabul edilemez bir başka yönüdür.

Sanatın kitlelere, kitlelerin sanata ulaşabilmesi; sanatçının sanat yapabilmesi, sanatın da özgürce gelişip serpilerek gerçek anlamda sanat olabilmesi için görüldüğü gibi bu dünyanın değişmesi, yaşam gereklerinin, sanat ve sanatçılarla onların eserlerinin mülk edinilmesine son verilmesi gerekmektedir.

Komünist toplumsal yaşam, işte bu gerekliliği yerine getirecektir. Komünist toplumsal yaşamda, sanat, sanatçı ve sanat eserleri, kullanım-tüketim/mülkiyet hakları alınıp satılan bir mal olmaktan çıkacaktır. Sanat, sanatçı ve sanat eserleri kitlelerle, kitleler sanat, sanatçı ve sanat eserleriyle buluşacaktır. Sanatçıları, sanatsal çalışmalardan alı koyan geçim derdi; zaman mekan ve baskılar ortadan kalkacaktır.

Yeryüzündeki tüm birey ve halkların bir üretim-tüketim/yaşam ortaklığı içine girmesi, sanatçılara yepyeni konular, yepyeni bakış açıları sunacaktır. Kar-kazanç amacı, geçim derdi kalmamış sanatçılar, duygu ve düşüncelerini, yaratıcılıklarını olduğu gibi sergileyeceklerdir.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006