Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

ACIMASIZLIK, BARBARLIK, BENCİLLİĞİN ARASINDA MADIMAK/Hüseyin Habip TAŞKIN
Hüseyin Habip Taşkın

NEWROZ



 

Çocukken büyüklerimizden birçok masal dinlemişizdir. O masallarla kendi dünyamızı bir anlık olsun çizmişizdir. O masallarda hep iyi insanlar vardı. Kötülere hiç yer olmazdı. Her masalın sonunda kötü kişi ya da hayvan cezasını bulurdu. 

Hepimiz büyüdük, olgunlaştık mı? Orasını bilemem ama yaşamın kendisi çocuklukta anlatılan masallara hiç mi hiç benzemiyor. Sistemdeki ana yapılar görevini eksiksizce yerine getirirken acımasızlık, barbarlık, bencillik sistemin işleyişinde insanların bilinçaltına yerleşiyor. 

Büyüdükçe yaşamın masal olmadığını gördük. Yaşamın en ağır yükünü emekçilerin omzunda olduğunu gördük. Daha ne gördük? Türkiye’de, 2 Temmuz 1993’te, Madımak Oteli’nde  “tekbir”, “Allah Allah” sesleriyle katledilen canların ölümünü gördük. Daha doğrusu yobazların vahşetini gördük. Devletin kulaklarını tıkayışını ve gözlerini kapatışını gördük. Vahşeti yapanlara arka çıktıklarını gördük. Günümüzde Madımak Oteli ile ilgili davanın sonucunda zaman aşımı ile yobazların ödüllendirildiğini gördük. 

Orada yakılan insanların hiçbiri akrabamız olmayabilir, tanıdığımızda olmayabilir ama insanlık adına 2 Temmuz 1993 utanç tablosudur. Bir katliamın, vahşetin bilinçlice örgütlenmesi ve pratiğe geçirilmesi insanlık adına bir utançtır.

Her yıl olduğu gibi 18. yılında da Sivas katliamı insanım diyen canlarca unutulmadı. Ama devletin valisi kutlamalara engel koydu/koymaya çalıştı. Bu onun almış olduğu bağımsız bir karar değildir. Siyasi bir karardır. Orasını utanç müzesi yapmaya bile cesaretleri yok! Çünkü yobazlara prim verilmeye devam ediliyor. 

Utanç müzesini kurmaktan özenle kaçınıp onun yerine sözde ‘Bilim ve Kültür Merkezi’ yaparak, katledilen insanların adlarının yazılı olduğu listeye, onları yakanların isimlerini de sanki masumlarmışçasına oraya yazmak tam bir iki yüzlülüktür.

Katliamda hayatını kaybedenlerden Metin Altıok'un kızı Zeynep Altıok Akatlı karara tepki göstererek 'Sivas 93'ü anmaya itirazı olanlara...' başlıklı bir yazı yazdı. “Sizin hiç babanız yandı mı? Hiç evladınız öldü mü? Siz kimi o otelden uzak tuttuğunuzun farkında mısınız? Oradan uzak tutamadıklarınızı adaletten uzak tutmayı pekâlâ biliyorsunuz.” 

Zeynep Altıok Akatlı kaleme aldığı yazısında devletin kimleri koruduğunu ve asıl bu katliamı devletin içinde organize edildiğini ama sadece göstericilerden göstermelik insanların tutuklandığını dile getirirken, sistemin işleyişindeki bozukluğu gayet iyi anlatıyor.

Bu ülkede tertiplenen sayısız katliamların üstü hep örtülmeye, yok sayılmaya çalışılıyor. Bir yandan bireylerin devlet katında eşitliğinden söz edilecek, insan, mezhep ayrımının olmadığından söz edilecek ama diğer yandan tezgâh vatan, millet adına işleyecek. 

Bu ülkede istenilse her katliam aydınlığa çıkartılır. Sivas’ta çıkartılır. Ama çıkmasını istemiyorlar çünkü başka halklara ve mezheplere tahammülleri yok. 

Yanan canlar bizim canımızdır. Canları unutturmamalıyız.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006