Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

KOMÜNİZM ÇOCUKLARIN ÇALIŞTIRILMASINA KARŞI MIDIR?/Hasan ŞAHİNGÖZ
Hasan Şahingöz

NEWROZ



 

Evet, komünizm çocukların çalıştırılmasına karşıdır.

Bugünün dünyasında, her yıl 1.2 milyon çocuk insan kaçakçılığının kurbanı olmaktadır. 218 milyon çocuk, okula gitmeleri, oyun oynamaları, gezip eğlenmeleri gerekirken çalıştırılmaktadır. Çalıştırılan çocukların 20 milyonu, 12 yaşından küçük olmasına rağmen, çok tehlikeli işlerde çalışmaya mecbur bırakılmış durumdadır.

UNICEF’in hazırladığı bir rapora göre, yeryüzünde, her sekiz çocuktan biri en kötü koşullarda çalıştırılıyor. 5-17 arası yaş grubunda, en kötü koşullarda çalıştırılan çocuk sayısı 180 milyon. İnsan tacirlerinin kurbanı olan çocuklar, Avrupa ve Ortadoğu’ya ucuz işçi ve seks kölesi olarak pazarlanıyor.

Ülkemizde de durum, genel durumdan farklı değildir. Türkiye, çocuk işçi çalıştırma konusunda, Kenya, Bangladeş ve Haiti’den sonra 4. sırada yer almaktadır. Yüz binlerce çocuğun çalıştırıldığı iş yerlerinin hiçbir kaydı yoktur. Çocukların beşte birinden fazlası, 12 yaşına gelmeden çalıştırılmaya başlanmaktadır. Ve çocukların yüzde 60’ı günde 11-12 saat çalıştırılmaktadır.

Mülkiyetin, yaşam gereklerinin mülk edinilmesinin yarattığı sonuçlardan sadece biridir bu tablo.

Evet, komünist toplumsal yaşam böyle bir tabloya, çocukların çalıştırılmasına izin vermez. Çünkü çocuklar, üretim için gerekli bilgi birikimi, tecrübe ve fiziki güçten yoksundurlar. Üstelik üretimin gerekliliği bilincine sahip değillerdir. Çocukların çalışmaya, çalıştırılmaya değil, sevgi, ilgi, hayatı tanımaya başlamak, günün büyük çoğunluğunu uyuyarak geçirmek, eğitim bakım gibi kendilerine özgü gereksinimleri vardır. Çalışmak, hele hele uzun süreli ve ağır işlerde çalışmak, çocukların fiziki ve psikolojik gelişimlerini engeller, yıkıma uğratır.

Çocukların karşılanması gereken gereksinimleri dururken, onları kar-kazanç uğruna çalıştırmaya, kullanmaya kalkışmak, çocuklara yönelik bir işkence, açık bir zulümdür. Hayatlarının, gelişimlerinin dumura uğratılması, henüz olgunlaşmamış, oluşum halindeki bedenlerinin sömürülmesidir.

Oysa genel olarak insanlık, tarihin her döneminde, çocukların gereksinimlerini karşılayabilecek bir üretkenlik içinde olmuştur. Ama mülk edinme yarışında geri kalmış, yeterince ya da hiç mülk sahibi olamamış aileler, kendilerinin olduğu kadar, çocuklarının gereksinimlerini karşılamakta da zorlanmışlar, bu nedenle de çocuklarını çalıştırmaya, çocukların emeklerinin kullanım-tüketim/mülkiyet yetkisini (hakkını) satmaya başlamışlardır. Üretim araçları sahipleri ise bu fırsatı kaçırmamış, dahası yetişkinler yerine emeklerinin mülkiyet değeri ucuz, sömürü ve baskıya karşı koyacak güçten yoksun olan çocukları çalıştırmayı tercih eder olmuşlardır.

Çocukların çalıştırılması doğru olmadığı gibi gereksinimlerinin karşılanması açısından, üretim içinde çocuk emeğine gereklilik de yoktur. Mülkiyet, değişim ilişkilerinin bireysel kar-kazanç hırsına dayalı üretim şeklinin ortadan kalkacak olması nedeniyledir ki komünist toplumsal yaşamda çocukların çalıştırılması, çalışması da söz konusu olmayacaktır. Çocuklar fabrikalara, tarlalara atölyelere çalışmak için değil, sadece eğitim, hayatı tanımak için gideceklerdir.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006