Baglanti   Subelerimiz  
Sayı: 30
  Ana Sayfa    Köşe Yazıları     Yazarlar     Arşiv  

EDİTÖR
DÜNYA
İŞÇİ SINIFI
KÜRDİSTAN
KÜLTÜR-SANAT
BİYOGRAFİ
RÖPORTAJ
GÜN YAYINCILIK
POLİTİKA
ÖSP


Bilgilendirme


Links

RÜYA/Özen KESKİN
Özen KESKİN

NEWROZ



 

20-06-2011 tarihinde gördüğüm rüyanın etkisiyle uyandım ve bu yazıyı kaleme aldım.

İlk gördüğümde filozof sandığım sonrasında demirci olduğunu öğrendiğimde dumura uğradım.

Dün gece bir rüya gördüm kötü bir rüya büyüklerimi hep dinledim! Suya

anlat su yıkasın dediler. Alsın götürsün kötülükleri dedim anlattım su aktı ben anlattım su aktı ben ağladım.

Ölmüştün rüyamda Kürt Apem içimde bir sızıyla uyandım. Dedim ya gittim suya anlattım su aktı ben ağladım.

Ömrü uzamış dediler ama ölüm düşmedi yakamdan ben de oturdum sana bu mektubu yazdım. Türk Özen’in Kürt Apesi, seni nasıl anlatmalı:

Hayat bizi kanatırken acımasız yollarında ilaçtan, pansumandan geçtik küçücük bir yara bandı ararken öyle merhem sürdün ki yaralarımıza, yüreklerimize kadar işledi. Dedim ya ağır yaralanmış şekilde anamızın, babamızın kanatlarına sığınmışken sevgi, saygı, insanlık nereye gitti diye düşünüp bakkala bile gitmeye korkarken, herkesi tırmalayan kedileri ayaklarının dibinde mırlarken, doğaya inat hiç solmayan çiçeklerini gördüğümde masanda yüreğim iyileşti.

Gözlerimde kin, yüreğimde acı varken gözlerinde ki insan, hayvan, doğa sevgisini gördüğümde iyileştim NAMIK AMCA.

Teşekkür ederim Namık Amca. Kuru bir teşekkür senin yaptıkların yanında çok yetersiz kalıyor ama senin o koca yüreğinin affediciliğini bilmenin şımarıklığıyla yazıyorum işte teşekkürümü...

Affet bizi Namık Amca bu topraklarda çektiğin acılar için, affet. İşkenceler için affet.

Sürgünlerin için affet... İnsanız dersin ya her zaman hata bizim için. Bir gün o koca yüreğinin (biliyorum asla yapmazsın ama) yorulup “bizi” sevmekten vazgeçer diye çok korkuyorum.

Affet bizi Namık Amca en temel haklarını bile kullanamadığın, dilini konuşamadığın. “ülkende” yaşayamadığın için affet…

Bu kadar yetersiz kaldığımız, cahil kaldığımız, merhem olduğun yüreklerimize küçücük bir yara bandı bile olamadığımız için affet...

Hep senden beklediğimiz için affedilmeyi affet…

Ölen her gencin arkasından gülen gözlerinin içindeki acıyı gördüğümüzde yapamadıklarımız için affet…

Kendi mücadelen yetmiyormuş gibi bir de biz emekçilerin, kadınların, çocukların, gaylerin, düşmüşlerin kısacası tüm ötekileri de sırtladığın mücadelende yetemediğimiz, yetişemediğimiz hala bu hayatta ağır aksak yürümeye çalıştığımız için affet…

Kürtlerin, o kadim halkın, o güzel halkın ekmeğini sofralardan esirgemeyen, misafirini kendi yatağında yatırıp kendisi uykusuz kalan halkın ülkesi biz göçmenler tarafından yağmalanmış, çocukları, anaları, babaları öldürülmüş, savaşın içindeyken bile barış olsun çocuklarımız ölmesin deyip bizi de kucaklayan onurlu halkın vücut bulmuş halini bize gösterdiğinde o güzel suretinde donuk gözlerimiz, taş yüreklerimiz senin gibi elinde çiçekler solmayan birine kalkan ellerimiz için affet..

Apem, arkadaşım, kardeşim, dostum, abim, sırdaşım ve bunların hepsinin üstünde öğrettiğin yoldaşlığı iyi bir yoldaş olamadığım için affet... Türk Özen’in Kürt APESİ sana yüreğimdekilerin, ciğerimdekilerin birazını anlatabildiysem, ne desem…

Şair, ozan CAN YÜCEL ben en çok babamı sevdim diye çok güzel bir şiir yazmıştı. Ben en çok iki kişiyi sevdim diyeceğim üüyük ÜSTADIN DA affına sığınarak.

Ben yüreğimin tamamen kararmasını önleyip halkların kardeşliğini bize öğretip seninle tanışmamı sağlayan sosyalist babamı ve yeni yetmeliğimle seni anlatmaya çalıştığım kocaman yüreği olan Komünist Kürt Apemi, seni çok sevdim NAMIK AMCA.

Sen ve eli öpülesi o güzel halkın önünde saygıyla eğilip, kadim halkın ve size bu topraklarda hep bu acı reva görülecekse biz bu toprağı istemiyoruz NAMIK AMCA. BİZİ DE AL GÖTÜR O GÜZEL KÜRDİSTAN’A.

NOT: Her geldiğimde hediye ettiğin kalemlerle yazdım bu mektubu, sana silah doğrultanlara kaleminle karşı koyduğun ve her zaman yendiğin o güzel ellerinden öperim.


Print
Sosyalist Mezopotamya© 2006